E HARFİ İLE BAŞLAYAN ANLAMLI SÖZLER
Ev alma komşu al.
Ekmeden biçilmez.
Eğilen baş kesilmez.
Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane.
Evli evinde, köylü köyünde gerek.
Ecele çare bulunmaz.
Evi ev eden avrat, yurdu şen eden devlet.
Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
Emek olmadan yemek olmaz.
Edepsizliğin başladığı yerde edebiyat biter.
Elçiye zeval olmaz.
Edep; her edepsizin, edepsizliğine sabretmek ve dayanmaktır.
Emekte biter yumak.
En iyi eğitim bir işi yaparak öğrenmektir.
El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış.
Eğitmediğin çocuk senin değildir.
Er olan ekmeğini taştan çıkarır.Eğitim görmüş bir köpek, başka bir köpeği eğitemez
El yarası onulur dil yarası onulmaz.
Eğitim görmüş bir halkı bir yöne sevk etmek kolay, sürüklemek güçtür; idare etmek kolay, köleleştirmek imkansızdır.
Erkek arslan dişisinden kuvvet alır.
Engelleri yollarınızı tıkayan şeyler olarak görmeyin. Onları size uçmayı öğretecek fırsatlar olarak görün.
El kazanı ile aş kaynamaz.
Eğer yürüdüğünüz yolda hiçbir engel yoksa biliniz ki o yol sizi hiçbir yere götürmüyordur.
Erken kalkan yol alır, er evlenen döl alır.
Erkekler kadınlar için yaratıldığı gibi, kadınlar da erkekler için yaratılmışlardır
El ile gelen düğün bayram(dır).
Erken kalk mutlu olursun.
Erteye kalan, arkaya kalır.
Eğer isteklerin için savaşmıyorsan, kaybettiklerin için ağlama.
El için kuyu kazan, evvela kendi düşer.
Evet anladık biliyoruz zaten, tipinizin gideri var ama karakterinizin ederi yok!
Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir.
En büyük ve karlı yatırım, kendine yɑpılan yatırımdır.
El eliyle yılan tutulur.
Eğer inceldiği yerden kopmɑsına izin vermezsen, Gün gelir en sağlam yerinden kopar. Canın yanar, canını yakar.
Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun, kimi kısa der.
Erkekler kadınların ilk aşkı, kɑdınlɑrsɑ erkeklerin son aşkı olmak isterler.
El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
Evrenin tüm karanlığı tek bir mum ışığını bile köreltemez.
Evdeki hesap çarşıya uymaz.
Eden bulur, inleyen ölür.
Etme bulma dünyası.
Eğreti ata binen tez iner.
Emanete hıyanet olmaz.
Etle tırnak arasına girilmez.
Eğri otur, doğru söyle.
Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez.
Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
Esirgenen göze çöp batar.
El el ile, değirmen yel ile.
Eşek hoşaftan ne anlar; suyunu içer, tanesini bırakır.
El elden üstündür.
Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez.
El eli yıkar, iki elde yüzü.
Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a ısmarla.
Ekmeğime hoş çakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
En çok da, en zor zamanımda sana ihtiyacım olan bu sessiz gecelerde terk etmen koydu.
Elveda dercesine bakan gözlerine eyvallah dercesine çeker giderim be güzelim.
En acı şey ayrılıktır ve ölmektir ben bunu çok iyi anladım. Sevdiğin insana o kadarda güvenme! Gün gelir bakarsın arkandan vurur.
Evet, acı çekiyorum, Evet çok özlüyorum. Evet, ulan evet onu unutamıyorum. Kime ne? Sormayın artık bana nasılsın? Diye. Boş verin, ben iyiyim işte.
En mutlu gününde yanında yoksa onunlayken bile onsuzluğu yaşıyorsan bil ki terk edilmişsindir yalnızlığı yaşıyorsun ama bilmeden.
F HARFİ İLE BAŞLAYAN GÜZEL SÖZLER
F Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları
Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp: Yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır.
Fala inanma, falsız kalma: Kişinin oyalanmak, yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek isteğini hoş karşılamak gerekir.
Fare çıktığı deliği bilir: Bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.
Fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış: 1. Yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş. 2. Kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış.
Faydasız baş mezara yaraşır: Yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.
Fazla mal göz çıkarmaz: Ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.
Felek, kimine kavun yedirir kimine kelek: Bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler.
Fırsat her vakit ele geçmez: Fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir.
Fırsat sakal altından geçer: Fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir.
Fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü: Daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar: Talih, fakire hiç gülmez; aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.
Fukaranın tavuğu, zenginin atı kıymetli olur: Yoksul geçimini, varlıklı keyfini düşünür.
Fırsat her vakit ele geçmez.
Felaketin bir iyiliği varsa hakiki dostlarımızı tanıtmasıdır.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
Futbol, kitlelerin afyonudur. (Katolik bir rahip)
Fukaranın şaşkını, beyaz giyer kış günü.
Fakiri dövme, üstünü yırt.
Fısıltı ev yıkar.
Fazla mal göz çıkarmaz.
Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.
Fırsat eldeyken sürün devranı.
Farz sünneti bastırır.
Fırıncının çocuğu aç dolaşırmış.
Faydasız baş mezara yaraşır.
Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp: Yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır.
Fala inanma, falsız kalma: Kişinin oyalanmak, yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek isteğini hoş karşılamak gerekir.
Fare çıktığı deliği bilir: Bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.
Fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış: 1. Yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş. 2. Kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış.
Faydasız baş mezara yaraşır: Yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.
Fazla mal göz çıkarmaz: Ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.
Felek, kimine kavun yedirir kimine kelek: Bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler.
Fırsat her vakit ele geçmez: Fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir.
Fırsat sakal altından geçer: Fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir.
Fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü: Daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar: Talih, fakire hiç gülmez; aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.
Fukaranın tavuğu, zenginin atı kıymetli olur: Yoksul geçimini, varlıklı keyfini düşünür.
Fırsat her vakit ele geçmez.
Felaketin bir iyiliği varsa hakiki dostlarımızı tanıtmasıdır.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
Futbol, kitlelerin afyonudur. (Katolik bir rahip)
Fukaranın şaşkını, beyaz giyer kış günü.
Fakiri dövme, üstünü yırt.
Fısıltı ev yıkar.
Fazla mal göz çıkarmaz.
Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.
Fırsat eldeyken sürün devranı.
Farz sünneti bastırır.
Fırıncının çocuğu aç dolaşırmış.
Faydasız baş mezara yaraşır.